Konut Olarak Edinilmekle Beraber Serbest Meslek Faaliyetinde Fiilen İşyeri Olarak Kullanılan Taşınma

I- GENEL AÇIKLAMA Bilindiği üzere Avukat, SMMM, YMM vb. serbest meslek erbabı konut olarak satın aldıkları taşınmazları fiilen serbest meslek faaliyetlerinde iş yeri olarak kullanabilmektedirler. Bu gibi durumlarda, işyeri olarak kullanılan taşınmazlar için amortisman ayrılıp ayrılamayacağı, taşınmaz kredi ile alınmışsa ödenen faizlerin ne şekilde işleme tabi tutulacağı, bu işyeri için yapılan tadilat vb. harcamaların gider olarak dikkate alınıp alınmayacağı, taşınmaz alımı ve tamiratları için yapılan giderlerin KDV’sinin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususlarında tereddütlerle karşılaşılmaktadır. Aşağıda, belirtilen hususlar incelenecek, Vergi İdaresi görüşlerine de yer verilerek kişisel görüşlerimiz belirtilecektir. II- SERBEST MESLEK FAALİYETİNDE FİİLEN İŞYERİ OLARAK KULLANILAN TAŞINMAZLARDA GELİR VERGİSİ VE KDV UYGULAMASI A- GELİR VERGİSİ YÖNÜNDEN1) Bu şekilde Kullanılan Taşınmazlar İçin Amortisman Ayrılabilir mi? Ayrılan Amortismanlar Mesleki Kazancın Tespitinde Gider Olarak Dikkate Alınabilir mi? Bilindiği üzere, serbest meslek kazancının tanımı, serbest meslek erbabı, serbest meslek kazancının tespiti ve kazancın tespitinde indirilecek giderler Gelir Vergisi Kanunu’nun 65-68. maddelerinde hükme bağlanmıştır. Anılan Kanun’un; – 67. maddesinde; “ serbest meslek kazancının bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ile diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerden, bu faaliyet dolayısıyla yapılan giderler indirildikten sonra kalan fark olduğu, amortismana tabi iktisadi kıymetlerin elden çıkarılması halinde Vergi Usul Kanunu’nun 328. maddesine göre hesaplanan müspet farkın kazanca ilave edileceği, mesleki kazançların Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tutulan serbest meslek kazanç defterine istinaden tespit edileceği – 68. maddesinin 1. bendinde ise, mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen genel giderlerin hasılattan indirileceği, ikametgahlarının bir kısmını işyeri olarak kullananların ikametgah için ödedikleri kira giderlerinin tamamını ve ısıtma ve aydınlatma gibi sair giderlerin yarısını indirebilecekleri, işyeri kendi mülkü olanların kira yerine amortismanı, ikametgahı kendi mülkü olup bunun bir kısmını işyeri olarak kullananların ise amortismanın yarısını gider yazabilecekleri hüküm altına alınmıştır. Öte yandan, Vergi Usul Kanunu’nun – 211. Maddesinde, serbest meslek erbabının işlerinde bir yıldan fazla kullandıkları ve amortismana tabi tuttukları tesisat ve demirbaş eşyanın kıymetleri ile amortismanlarını 189. maddede yazılı şekilde tutulan amortisman kayıtlarında gösterecekleri, – 313 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında; işletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan gayrimenkullerle 269’uncu madde gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetlerin, alet, edavat, mefruşat, demirbaş ve sinema filmlerinin birinci kısımdaki esaslara göre tespit edilen değerinin bu Kanun hükümlerine göre yok edilmesinin amortisman mevzuunu teşkil ettiği, – 328. maddesinde ise, “amortismana tabi iktisadi kıymetlerin satılması halinde alınan bedel ile bunların envanter defterinde kayıtlı değerleri arasındaki farkın kâr ve zarar hesabına geçirileceği, işletme hesabı esasında defter tutan mükelleflerle serbest meslek kazanç defteri tutan mükelleflerin bu farkı defterlerinde hasılat veya gider kaydedecekleri belirtilmiş bulunmaktadır. Bu hükümlere göre, konut olarak edinilmekle birlikte serbest meslek faaliyetinde fiilen işyeri olarak kullanılan taşınmazların envanter defterine veya amortisman listelerine kaydedilmek şartıyla amortismana tabi tutulabilecek olup, bu taşınmazlara ilişkin amortisman giderleri mesleki kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabilecektir. 2) Taşınmazların Banka Kredisi İle Satın Alınması Halinde Ödenen Faizlerin Gider KaydedilipKaydedilemeyeceği Vergi Usul Kanunu’nun 262. maddesinde maliyet bedeli, “İktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilumum giderlerin toplamını ifade eder.” şeklinde tanımlanmış, 269. Maddesinde de iktisadi işletmelere dahil bilimum gayrimenkullerin maliyet bedeli ile değerleneceği hükme bağlanmıştır. Öte yandan, 163 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde, yatırımların finansmanında kullanılan kredilerle ilgili faizlerden kuruluş dönemine ait olanların sabit kıymetle birlikte amortisman yoluyla itfa edilmek üzere yatırım maliyetine eklenmesi gerekmekte; işletme dönemine ait olanların ise, ilgili bulundukları yıllarda doğrudan gider yazılması ya da maliyete intikal ettirilmek suretiyle amortismana tabi tutulmasının mümkün olduğu ve iktisadi kıymetin aktifleştirme işleminin gerçekleştiği dönemin sonuna kadar oluşan kısmının maliyetle ilişkilendirilmesi, aktifleştirildikten sonraki döneme ilişkin olanların ise maliyet bedeline eklenmesi veya doğrudan gider yazılması hususunda mükelleflerin serbest oldukları belirtilmiştir. Bu çerçevede, konut olarak edinilmekle beraber serbest meslek faaliyetlerinde fiilen işyeri olarak kullanılan taşınmazların iktisabı için kullanılan banka kredileri nedeniyle ödenen faizlerin, taşınmazların aktife alındığı hesap dönemi sonuna kadar olan kısmının maliyete intikal ettirilmesi zorunlu olup, sonraki dönemlerde ödenen kredi faizlerinin maliyet bedeline intikal veya doğrudan gider olarak indirilmesi mümkün bulunmaktadır. Konu ile ilgili olarak verilen bir özelgelerde, “Konut olarak edinmekle beraber serbest meslek faaliyetinizde işyeri olarak kullandığınız gayrimenkulün iktisabı için kullanılan banka kredisi nedeniyle ödenen faizlerin, gayrimenkulün aktife alındığı hesap dönemi sonuna kadar olan kısmının maliyete intikal ettirilmesi zorunlu olup, sonraki dönemlerde ödenen kredi faizlerinin maliyet bedeline intikal veya doğrudan gider olarak indirilmesi mümkün bulunmaktadır.”(1) “Serbest meslek faaliyetinde kullandığınız gayrimenkulün iktisabı için kullanılan banka kredisi dolayısıyla ödenen faizlerin, gayrimenkulün aktife alındığı hesap dönemi sonuna kadar olan kısmının maliyete intikal ettirilmesi zorunlu olup, sonraki dönemlerde ödenen kredi faizlerinin ise maliyete intikal ettirilmesi veya doğrudan gider olarak indirilmesi mümkün bulunmaktadır. Diğer taraftan, söz konusu gayrimenkul için hesaplanacak amortismanların, serbest meslek faaliyetinden elde edilen gelirden indirilebileceği açıktır.” (2) Şeklinde görüş bildirilmiştir. 3) Bu Taşınmazların Tamir, Bakım v Onarım Giderleri Hakkında Yapılacak İşlem Konut olarak edinilmekle beraber serbest meslek faaliyetlerinde fiilen işyeri olarak kullanılan taşınmazların normal tamir, bakım ve temizlik giderleri dışında gayrimenkulü genişletmek veya değerini artırmak amacıyla yapılacak giderleri, gayrimenkulün maliyetine eklenerek amortisman ayrılmak suretiyle hasılattan indirilebilir. Ancak, normal tamir, bakım ve temizlik giderleri ise gayrimenkulün genişletilmesine veya değerinin arttırılmasına yönelik harcamalar niteliğinde olmadığından, bu çeşit giderlerin doğrudan hasılattan indirilecek gider olarak dikkate alınması gerekir. Vergi İdaresi’nin görüşü de bu doğrultudadır. (3) B- KDV YÖNÜNDEN KDV Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, “mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV’yi indirim konusu yapabilecekleri”, 3. fıkrasında “İndirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği” 30/d maddesinde ise, “Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV’nin indirim konusu yapılamayacağı” hükme bağlanmıştır. Bu çerçevede, konut olarak edinilmekle beraber serbest meslek faaliyetlerinde fiilen işyeri olarak kullanılan taşınmazların alımında ödenen KDV ile bu taşınmaza ilişkin olarak yapılan tamirat, tadilat, temizlik vb. giderler için yüklenilen KDV’ler, faturada ayrıca gösterilmesi ve vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla faturanın kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde indirim konusu yapılabilecektir. Vergi İdaresinin görüşü de bu doğrultudadır. (4) III- SONUÇYukarıda yapılan açıklamalardan da fark edileceği üzere, konut olarak edinilmekle birlikte serbest meslek faaliyetinde fiilen işyeri olarak kullanılan taşınmazların envanter defterine veya amortisman listelerine kaydedilmek şartıyla, amortismana tabi tutulabilecek, ayrılan amortismanları ile normal tamir, bakım ve temizlik giderleri mesleki kazancın tespitinde indirilecek gider olarak dikkate alınabilecektir. Taşınmazların banka kredisi ile satın alınması halinde ödenen faizlerin taşınmazların aktife alındığı hesap dönemi sonuna kadar olan kısmının maliyete intikal ettirilmesi zorunlu olup, sonraki dönemlerde ödenen kredi faizlerinin mükellefin tercihine göre maliyet bedeline intikali veya doğrudan gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır. Ayrıca, gerek bu taşınmazların alımında ödenen KDV’nin, gerekse bu taşınmaza ilişkin olarak yapılan tamirat, tadilat, temizlik vb. giderler için yüklenilen KDV’lerin indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.

Yorum Yapın